7 Mayıs 2009 Perşembe

hazırlıksız yakalandım geneeee

benim hayatımda hiç bir şey böyle yavaş sakin huzurlu olmayacak mı.koşu beygiri gibi dört nala mı geçiricem ömrümü.yok ben elimi eteğimi çeksemde, artık evimde bacaklarımı uzatıp yatıcam ve keyfime bakıcam desemde olmuyor.Dün sabah duş alıyordum sabahın köründe.Evde kimse yok.Tek başımayım.Birden kapı açılma sesi duydum.yürüme sesleri falan.usul usul sesler böyle..İçimden neler geçiyo bir bilsen.ya hırsız girdiyse.ya sapıksa .ya katilse.çocuklarımı son kez göremeden gidicem...yani banyoda nefesini tutup ölümü beklemek çok tuhaf bir duygu.bitti lan şimdi diyosun.yaşam buraya kadarmış.hayattan sıkılıp ölmeyi istediğim günler geldi aklıma...bak geldi işte ölüm...Neyse ben paranoyakım ya banyodan çıktım bütün evi dolaştım hiç kimse yok.kapı arkalarında beni elinde satırla bekleyende yok.ve şansım var kızlarımı bir kez daha görücem.üst kattan geliyomuş o sesler kapı sesleri yürüme sesleri falan.sabahın o saati ya sanki bizim evde gibi duyuluyordu..giyinirken aklımdan geçirdim.evi değiştirsem mi acaba.taşınmanın yoruculuğu geldi aklıma vazgeçtim.hem sonra alıştım ben bu eve.giriş kat parmaklıklı falan çocuklar içnde güvenli hem 100 m2 salonu var.mutfağıda kocaman.bunları düşünürken farkettimki 4 yıldır oturduğum bu eve alışmışım."ama" dedim" ya ev sahibi çıkın derse".yeni ev aldı kendine o istanbulda .buraya dönmesi imkansız .ama ya paraya sıkışırsa ...satsa bize alırmıyız bu evi.hayır .giriş kat ve parmaklıklı olması çocuklar küçük olduğu için tercihimdi.ömrümün sonuna kadar parmaklıklı bir evde oturmak istemiyorum.bir yandan giyiniyom bir yandan bunları düşünüyom görcen.çocukların odaları da küçük hem.sonra dedim salak karı giyin hadi işe git.sabah sabah ne senaryolar bunlar böyle.Gündüzde aklıma geldi ara ara .. müşterilerin düğünlerini planlıyoruz ben yeni bir eve taşınırsam çocuk odasını nasıl yaparım diye düşünüyorum.beynim yorulmuş bir şekilde eve döndüm akşam.çocuklarımda eve dönmüşlerdi beraber yemek yedik.yattım ben hemen.büyük kızım geldi yanıma boynumda onun küçücük ,sıcak nefesiyle uyuyakalmışım.yüc geldi sonra ...ona kapıyı açmaya kalktığımda uykum kaçtı.bursadan bana kestane şekeri getirmiş (kafkas) onları yedim bir güzel..saate baktım gecenin 3'ü yüc pijamalarını giyerken yatağa daldım.bana dediki artık değiştirelim bu evi...
"delimisin" dedim."bu iş yoğunluğunda kim uğraşacak taşınmayla"
"seviyomusun bu evi"
"bilmem.alışkanlık desek daha doğru olacak"
"bu evin değeri kaç para sence ,yani satın alsan kaç para verirsin"
"satın almam bir kere.parmaklıklı olması çocuklar küçükken iyi ama ömür boyu oturmam bu evde"
bu soruların nereye varacağını tahmin ettim.
"ev sahibi evi satmak istiyormuş.acil paraya ihtiyacı varmış.önce beni aradı siz alırmısınız dedi"
"almayız."
evet almayız ama böyle aniden taşınmak zorunda kalmakta hiç hoş değil.anılardan kopamadığımdan değil.mekanlarla duygusal bağlarım yoktur benim.evlilik öncesi hayatımı göçebe yaşadığım için..tebdili mekanda ferahlık bile vardır hem..işte eşya toplaması,ev bulması ,eşya taşıması,yerleşmek kolilerle sefalet çekmek.aniden lazım olan şeyin bir kolinin en altında olması falan.bunlar zor.
şaşırdığım konuda şu :secret kitabında yazanlar benim hayatımda doğrulanıyor.evrenden ne istersen evren sana onu hazırlayıp sunuyor yanii.cidiyim bak bana hep oldu bu.kimi rüyamda görsem gündüz karşıma çıktı.işe almayı düşündüğüm insanlar.başka yerlerde çalıştıkları işlerini bırakıp bana form doldurmaya geldi.dün sabah ev hakkında bu düşünceler beynimden geçerkende dedimki "bu kadar düşünme bak gerçek olacak".ne yalan söyleyeyim yüc akşam değiştirelim bu evi dediğinde arkasından söyleyeceklerini biliyormuş gibi gülümsedim.yine secret ı yaşadım yani aklımdan geçirdim ve evren bana verdi.evrenin bana kıyak geçtiğini düşünüyorum .beni olaylara önceden hazırlıyor yaniii.
içimde kıpır kıpır bir şeyler oluyor.yaşam enerjim mi arttı ne bu gün ev araştırmaya çıkıcam.seneye kızım anaokuluna başlayacak o yüzden okul sınırlarının içerisinde bir ev bulmalıyım.birde kocaman balkonu olsa orda köpek bakabilsek öykü buna çok sevinir.köpek manyağıda kendisi.kahvaltıda sordum onlara
"bu evi seviyomusunuz"
"seviyoruz anne ama bu evden taşınmalıyız.köpek bakabileceğimiz bir evimiz olmalı artık."
"üzülmez misiniz bu evden taşınınca.odalarınızı özlemez misiniz."
"saçmalama anne niye üzülelim.taşındığımız evde yeni odalarımız olacak.çok güzel olcak anne taşınalım nooooluuur."
ana çekmişler ikiside........

2 yorum:

Dolunay dedi ki...

Hakkaten içine dogmus canım. neyse hayırlısı olsun.kolıleyıp evde cıkma kısmı zor olucak ama olsun tebdılı mekanda ferahlık vardır dıyosun zaten :)

Prima Rima dedi ki...

Allah kolaylık versın tasınmak kolay degıl ama tasındıkdan sonrakı keyfı düşün rahatla:)