28 Nisan 2009 Salı

benim listem


bu sabah erkenden işyerime geldim.Aldım elime kağıdı kalemi liste yapmaya çalışıyorum.Beni bu hayatta mutlu eden şeyler ve sinir eden şeyler diyeeeeeeeee sınıflandırdım..

Sinir olduğum o kadar çok şey var ki..(Demekki ben yanlış hayatı yaşıyorum)...Mutlu olduklarıma gelince beni en mutlu eden şeyin kızlarımın ikisine birden sarılıp kokularını içime çektiğim an olduğunu farkettimmmmmmmmmmmm....

Kızlarım uyuyordu ben çıkarken.Yanlarına uzandım minicik yanaklarını öptüm.Ayakları öylesine minik ve tatlıydı kiiiiiiiiii.

Onları uykuların en güzelinde bırakıp kalktım buraya geldimmmmmmmmm.Iskaladığım şey ;onlarla neşeli bir kahvaltı.Çay kokusu,ekmek kokusu,yesinler diye halis harikalar diyarındaki rafadana benzettiğim yumurta.

Şu anda yaptığım şey ne Müzik eşiliğinde hayatımın listesini çıkarıyorum.Müzikte "Manga Dünyanın sonunda doğmuşum" arkadaşım gönderdi az önce .Tamda ne dinlesem diye aranırken.Farkettim ki iyi dostların olağan üstü yetenekleri var çok uzakta da olsalar ruh halini anlayabiliyorlar.Ne istediğini hissediyorlar adeta.İyiki dostlar var.İyi ki dostlar.

26 Nisan 2009 Pazar

HAYIR DİYEMEDİKLERİM...


Bir yerde okumuştum Türkler hayır demeyi bilmiyor diye.Aslında hayır diyememek biricik hayatlarımızdan o kadar çok şey götürüyor ki.Hayatımızı nasıl yaşamak istiyorsak bunu belirlemeli ve standardımıza uymayanı elşimizin tersiyle itmeliyiz.
iş,müşteriler,çocuklar,tanıdığım bütün insanlar ve
hayır diyemediklerim hoyratça harcıyor zamanımı...

oysa ben yaşamak istiyorum.
işkolik halim ,beni mutlu eden halim sanırdım hep belki de yalnızlıklarımı gizlemek içindi işe bu kadar sığınışım.
Şimdi tam mola yerindeyim hayatımın ...Bir nefes aldım içime ve bir sonraki nefeste hayatımı geri almak istiyorum...70 ime geldiğimde yaşadım diyebilmek istiyorum

23 Nisan 2009 Perşembe

bim bam bom

tuğbişim
bana smart blogger ödülü göndermiş .sonunda bende smart oldum yaşasınnnnnnnnnn....
teşekkürler tubişimm .ama bu ödülün kuralları var .şimdi 4 kişiye göndermem lazım bakalım kim bu şanslı 4 smart....Hımm.. Hımm...
panduf birr
prima rima
ikiiiiii (ne güzel nick dimi)
kurbiş
üçççç
kocasını seven kadın
ve dört. sizi smart blogger ilan ediyorummmmmmm.ama bunun kuralları var tabii
ÖDÜLÜN KURALLARI
1-Ödülü verenin linkini yayınlamak.
2-Ödülü verdiğin kişilere mutlaka haber vermek.
3-Bu ödülü verdiğin blog sahibinin linkini vermek.
4-Gördüğünüz resmi eklemek.

6 Nisan 2009 Pazartesi

KÖSTEBEĞİN EZİMETİ

Dün maaile dağa gitmeye çalıştık.
Uyandığımda hava çok güzeldi.Nasıl temizlik yapasım geldi anlatamam.Erkenden kalktım .Kışın
kötü izlerini silmek için evde köklü bir temizliğe başladım.
Muhterem kayınvalidem dağa gidip dağ havası almak istemiş.Aradı.Hamurişleri yapmış mis gibi...Bunu duyan oğlunu dağa gitmeye ikna etti tabii.Erkeklerin aklını hep lezzetli yemeklerle çeleceksin .70 yaşında kadın işi biliyo tabii.
Bense temizlik modundayım.Asla dağa falan gitmek istemiyorum
Eşim de beni ikna etmek için çocukları kullanıyo.ÇAKAL.
Çocuklara dedim siz babanla babaannenle gidin çok eğleneceksiniz.Bende tek başıma krallığımda misler gibi temizlik yapacağım.
Minik dudaklar büküldü "ama anne sen olmazsan biz naparız"
Çocuklarımın neşesine katılma isteği temizlik isteğimden ağır bastı tabii ...
BENİ DE İKNA ETTİLER.
Bende küçük kızları mutfağa davet ettim.Günlerdir yapamadığımız köstebek pastayı yaptık.
Tarifte tutarsızlıklar vardı kendimden de bi şeyler eklemek zorunda kaldım.
Küçük yardımcılarım mutfağı talan edip mikseri bozduktan sonra ,sessizce görev bölgesinden çekildiler.
Keki yanmaktan son anda kurtardım
Ortadan ikiye keserken kızlarım büyücüymüşüm gibi bana bakıyorlardı.Gözgöze geldik.Bakışlarını kaçırdılar.Suçlular,meraklılar,kekin ikiye kesildiğini hayatlarında ilk kez görüyorlar,küçücükler ve çok tatlılar..........
Köstebeği güç bela yaptık kalıba koyduk,termoslar,tabaklar ,çatallar....her şey hazır
Çıktık evden ,Kafileye bizim aile (anne-babam)da katıldı.Kardeşimde müstakbel eşi ve çocuğuyla ek kontejyandan dahil oldu.Son olarak muhterem kayınvalidem ve hamurişleride kadroya katılınca kendimizi dağ yoluna vurduk.
Kayınvalidenin beğendiği bir yere konuşlandık.
Yer keşfi yaptıktan sonra sıra çay faslına geldi.
Kekler ,börekler,kanepeler,poğaçalar,veeeeeee benim köstebek pastam hepsi bir arada muhteşem görünüyordu.
Ben yiyecekleri hazırlayana kadar benim küçük kadınlarım papatya toplamışlar iki ellerinde de papatyalarla geldiler.
"Canım annem bize tac yaparmısın" dediler.Babası bu çocukları böyle yalaka yaptı.
yapmazmıyım.
Neyse sıra hamurişlerini afiyetle yemeye geldi.Büyük kızım uçarcasına gelerek oturdu.Ama nereye oturdu?
köstebek pastanın üstüne.
Sağlam kalan yerlerinden yediğimiz kadarıyla tadı nerdeyse mükemmel.Ama köstebek pasta kızlarımın litarütüründe iyice yerini aldı.
"Artık sincap pasta yapalım anne " diyorlar.
Dağ maceramız güzeldi.
İstop, yakan top gibi oyunlar oynadık.Çocuklar topumuzu almak için mızlayıp durdular.Bi rahat oynatmadılar adamı........
Pikniklere dinlenmek için gidilirde niye yorulunur anlamış değilim.Yoksa bir benmiyim yorulan ,tuhaf olan ben miyim anlayamadım.
Dönüşte gece miniklerin bile yatmasını beklemeden attım kendimi yatağa,ilerleyen saatlerde uyandığımda baktım herkes üstündeki kıyafetlerle sızmış.Babaları ve kızları...
Bu rahat bu vurdumduymaz adamdan bir nesil daha yetişiyor heyhat.
Ne demişti "ben ilgilenirim kızlarla sen uyu.....rahatına bak"
Bu gün bile her yerim ağrıyor.Bir hafta atamam bu yorgunluğu üstümden.
Haftaya da babamların balık planı var.Bahar geldi bizimkiler attı kendini kırlara bayırlara....
Zavallı benide sürükleyecekler arkalarından biliyorum.........
bu dağdan bir görüntü

bu da korudağ da gün batımı muhteşem dimi....
bu da papatyadan tac

4 Nisan 2009 Cumartesi

un YOK

bu gün üzerimde bir manyaklık var.Ne yapacağımı kestiremiyorum.hayatımın neresinde olduğumu da.........avaz avaz şarkı söylüyorum sabahtan beri...YA BU GÜN O GÜNSE HAYATIN SON GÜNÜYSE......................

Bir an önce eve gitmek istiyorum,kızlarıma sarılmak.Onlarla köstebek pasta yapmak istiyorum.
Semracımdan aldım tarifi 3 hafta oluyor tarifi alalı .Ama ben malzeme eksikliğinden yapamıyorum.tarifi ilk aldığım gün kızlarımla girdik mutfağa.önlüklerimizi taktık."
Süper kızlar köstebek pasta yapıcaz hazırmısınız" "hazırız anne"
"mazemeleri sayıyorum getirin bakalım"
"süt"
"burda anne"
"şeker "
"burada anne"
"un" "hadi ama bekliyorum"
UN YOK
nerde ....Her yere baktım un bitmiş.Ertesi gün eve un alıp gittim.Kakao yok.Bir gün yumurta ,bir gün süt derken 3 haftadır süper kızlar köstebek pasta yapamıyor.
iş manyağı olduğum günden beri evle ilgili her şeyi unutuyorum.Bu gün itibariyle eksik malzemem margarin onu alıp gidicem eve,kızlarımla köstebek pasta yapıcam.
kimbilir belki bu gün o gündür, hayatın son günüdür.
Bir köstebek pasta yapamadan öldü kadıncaz desin sonra kızlarım ardımdan.
Çocukluk ne güzel .Keşke beynimin tortularını silip,basit bir pasta yapmak beni mutlu edebilse..........
eve gitmeden önce margarin almayı unutma ,minikler köstebek pasta için seni bekliyor.

2 Nisan 2009 Perşembe

RAin man

otizm hakkında bilinç oluşturmak için buraya bakabilirsiniz.Onlar var ve hayatımızın içindeler .
Normal olmayanı yadırgamak doğamızda var.
ama ya normal o0lmayan bizsek

1 Nisan 2009 Çarşamba

Fazıl Say 'ın mektubu

Müzisyen Fazıl Say, seçimin ardından Deniz Baykal'a bir mektup yazdı...

İşte o mektup:
Mustafa Kemal Atatürk,bugün bu saatte yaşıyor olsaydı, muhtemelen: "AKDENİZ'DEKİ ORDULAR!!İLK HEDEFİNİZ, ANADOLUDUR! İLERİ!!!"emrini verirdi...Ülkenin deniz kenarındaki hemen hemen bütün şehirleri AKP'nin elinden geri alındı dünkü seçimde...Ege, Akdeniz tamamen...Karadeniz'in ve Marmara'nın da çoğu... Büyük kısmı CHP de toplanarak...

Batı Anadolu . (İzmir mesela) kilitlenmiş durumda...Ezici bir üstünlükle.

Güneydoğu,Kürtler,...Çok haklı olarak DTP de karar kıldılar..Onlarınki de ezici üstünlük...Orta ve Doğu Anadolu ve tabiki Ankara ve İstanbul'un milyonlarca nüfuslu varoşları ,iktidar partisi AKP de...Bu da %39 demekmiş tam olarak...Ak Parti'yi zor bir 3 yil bekliyor..Ama unutmayın: Tayyip Erdoğan usta bir liderdir..En azından bu elindeki %39 u asla kaybetmiyecektir,ve siz gelip %39 dan fazlasını almadığınız sürece debiz burada boşuna dil döküyor olacağızdır...

Ülkenin batısı Yunanistandoğusu Afganistan gibi...İnsanları da öyle...Atatürk:"Ben halkı niye dinleyeyim? Halk beni dinlesin!" diyen, cesur tip bir liderdi...Bu ama,"tarihe not düşen" büyük liderlerin uslubudur..Kendisinden sonraöyle bir lider gelmedi...Büyük bir bağlama üstadı olan Arif Sağ'ın:"Ben sazımı ne dinleyeyim? Sazım beni dinlesin!"demesi gibi...Aynı şekilde,Arif Sağ'dan daha iyi bağlama çalan henüz yok...Ludwig van Beethoven ,sağırlığında bile bütün insanlığa kendini dinletmekte...Niye???Deniz bey," Toplanalım psikolojisi"nde size destek vermekteyiz...

"Bölünmeyelim,ufalmayalım,ezilmeyelim, mahvolmayalım" psikolojisi...Ne sizin parti başkanlığınız,ne Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul liderliği ,umurumuzda değildi ...Derdimiz endişelerimizdi...Ve onlar hala varlar...Kılıçdaroğlu'nun dürüstlüğü...

Düşünün ki bir Sezen Aksu var,sürekli Tarkan ve Ajda Pekkan'ı eleştiriyor,"Kirli söylüyorlar" diyor(yolsuzluk yapıyorlar der gibi misali örnek),"dürüst değiller" diyor (playback yapar onlar der gibi keza) vesaire...Ama eninde sonunda halk da Sezen Aksu'ya soracaktır:

"Peki ya sen ne yaptın?" diye...

Biz de sadece beklemedeydik,Kılıçdaroğlu kazansaydı neler yapacaktı diye...Yöntemi ama: "Müthiş bir şey" değildi! Hem de hiç değildi...Zaten kazanamadı da...Yazık oldu, görmek isterdik,"gelse ne yapardı?"yı...

Sayın Baykal,Eskişehir,Ordu ve İstanbul-Şişli'nin laik oy olmasına ,ama seçim haritasındaki renginin farklı olmasınaüzülmediniz mi siz??Artık ne zaman Türkiye'nin sol-laik oy bölünmesinden kurtulacağız??Ne zaman??1980'ler ve 90'lar da kaç kere fırsat tepildi bu sebepten???...Sırf bu bile "huzursuzluk"...hepimizde...Ben Eskişehirli olsam mesela :şehrimde mucizeler yaratmiş bir Büyükerşen'den asla vazgeçmem.Ama Türkiye genelinde DSP'nin %2 oy alacağını da bilerek...Hazin bu... Sorumlusu sizsiniz...Anadolu şehirlerinde ise endişeler iyice artmakta,Elazığ??Sivas?? (Aşik Veysel'in Sivas'ı...uzun ince bir çıkmaz sokaktayım!!benim sadık yarim %2 CHP!!)laiklik tamamen unutulmuş durumda...Neden???AKP'nin yoğun olduğu yerler özellikle...Kadınlarımız etekle dolaşamıyor,marketlerde bira bile satılmıyor,bilim ve sanat zaten yok...tarikatlar çoktan almış başını gitmiş,dinci siyaset başa geçmiş...Neden???Neden karşı siyaset üretilmemiş???Neden sahaya çıkılıp bu mücadele verilmemiş??Neden??Var mı iktisadi açılımlarınız??bu şehirlerin insanlarına hitap etmek konusunda?Eğer yoksa, CHP'nin başına ,sizin yerinize, "iktisadi ve gercekçi fikirleri-projeleri olan" birisini istiyoruz.Açık ve net...Çünkü ülkemizin de, hayatlarımızında, en kritik , en belirleyici yıllarndayız...Varsa fikirler,ne ala ,uygulamaya geçilmesini hemen isteriz...Deniz bey,Mevzubahis konusu olan şey yaklaşik 2o-3o milyon insanın endişeleridir..Ve bu endişeler gerçekten ciddi boyuttadır...Bu şaka bir rakam değildir...3o milyon :3 kere Macaristan,5 kere İsviçre16 kere Estonya eder...Bu muhim bir güçtür...Ve bizler ,atılım görmek istiyoruz...Ötekileşmekten kurtulmak,Ergenekon vs gibi paranoyalardanve şeriat gibi travmalardan çıkmak ,normal bir ülkede mutlu bir şekilde yaşamak istiyoruz...Türkiye'nin öteki yüzü de aynı şeyleri istiyor elbet...Var mı ikisini toparlayacak gerçekçi bir iktisadi fikir???Piyano ile "Ney" fevkalade güzel beraber müzik yapabilir Deniz bey...Yeter ki beste iyi olsun...Ve buradaki iyiden kasıt ,iki enstrumanı da cok iyi tanımaktan geçer...Piyano ile Ney beraber müzik yaparken,nelere dikkat edilmesi gerektiğini bilmekten geçer...Ortaya bir ilk çıkabilirve bu muhteşem olabilir...Varoşlar ???Ordaki insanlar için ne yapacaksınız???Su anda tamamen toplanmiş olan laik birlikten alacağınız destek ile büyük şehirlerimizin( adini bile duymamış olduğumuz semtlerinde yasayan ) yeni sahiplerineneler sunmak istiyorsunuz?Var mı "eğitim projeleri"niz??İşsizliğe çözüm??Kültür sanat projeleri??Bunlara destek olacak "sivil toplum örgütleri"...ya da "sponsorlar" ???O insanlara AKP'den daha fazla şey sunacak mısınız ???bu 3 yıl içinde???
Güneydoğu'da oyunuz sıfır!Sıfır aslında iyi bir başlangıç noktasıdır...Tabi fikirler varsa...Kürtlere nasıl yardımcı olacaksınız?Kürt sorununa nasıl çözümler getireceksiniz???Deniz bey,Bu mektubumu okuyan insanlar muhtemelenmektubun altına kendi sorularını da ekleyeceklerdir...Ve size sorulacak cok soru var..Ama bir sey gerçek:Yapmak zorundasınız...Yapamıyorsanız da yerinizien saygın bir şekildebu işlerin üstesinden gelebilecegine inanangenç bir yeteneğe bırakın...Bizler uzun zamandır "inanç" görmedik..Cok uzun zamandır...Seçim mitingleri sırasında,Tayyip Erdoğan'ın dil sürçmeleri sonucu çıkmış yanlış cümleleri üzerinde (kronometre ile tutmak zorunda kalmıştım) tam 52 dakika konuştunuz..Sürekli bir "eşek" tartışması...Katır... At... İnek...Her mitingde...Kendimi haftalarca 3 yaş zekasının içinde buldumve cok sinirlendim bu duruma...Size oy veren %24 bu zekanın çok üstünde.Bunları bilin isterim..Bu yazımın altına muhtemelen yüzlerce kişi kendi eleştirilerini de yazacaktır...Hepsini okuyun...Size verilen %24 oy asla "size" değildi...Toplandik biz...Endişelerimizden ötürü...(Bu betimlememin kısmen haksız olduğunu biliyorum, burada belediye seçimleri söz konusu olan...Çok başarılı cok değerli belediye başkanlarınız da kazananlar arasındadır...

Haksızlık yapmak istemezdim..

Ama Antalya örneği , bu seçimin genel itibariyle mahalli değil siyasi oldugunun en güzel örneğidir.Senden benden daha laik ve şehrine cok güzel hizmetler hediye etmiş bir başkan idi Menderes Türel... ta ki , Ak Parti'ye Antalyalıların şu ortamda daha fazla oy veremeyeceği asıl gerçek olandır...)
Her zaman dostlukla...saygıyla içtenlikle

kIRMIzı haLIDA YÜRÜMEK GİBİİİİİ.....

az önce büyük başkan mazbatasını aldı.Belediyenin önünde kırmızı halılar volkanlarla karşıladık onu...ellerimizde çiçekler.Başkanımız konuşma yapacak diye hazırlık yapıldı.Halk toplanmış .Nasıl kalabalık. Başkan mikrofonu aldı:
"NERDE KALMIŞTIK " dedi ve içeriye girdi.Konfetiler atıldı başkana.Herkesin yüzünde gurur ve mutluluk vardı.
Geçen dönem ki başkan yine başkan oldu.Bariz bir oy farkıyla...
Ayaklarına kırmızı halı sermek, volkanlar ,konfetiler........Bu kadar sevilmek güzel olmalı...
zor yönü de var tabii .Senden bir şeyler bekleyen yada beklemeden sevenlerin sayısı arttıkça omuzlara binen yük te artıyor.

30 Mart 2009 Pazartesi

EEEEEEEEEE......durum ORTADA

HERKESİN kızdığı hükümet,millete açlık çektiren hükümet,işsizlik oranını tırmandıran hükümet,krize önlem almayan hükümet,Türkiye yi gerilere götüren hükümet........
AKP Hükümetimiydi bu?
Kim rahatsızdı bu hükümetten?
Türk halkı mı?
Peki kim verdi o oyları?.................

Seçim sonuçları bir kez daha gösterdi ki AKP yi bu halk istiyor kardeşim....
Ama şu da var .Erken seçimlere göre akp de bir miktar düşüş yaşamış. Uyanan bir kesim var demekki.
Yani benim hala umudum vaaaaaaaaaaaaar.
Deniz Baykal'ın oturduğu genel başkanlık koltuğu çok mu rahattır merak ediyorum.CHP NİN BAŞINA MUSALLAT OLDU.Onu orada istemeyen bir çoğunluk var.Bunu benim gördüğüm kadar o göremiyor mu.
Hazır AKP güven kaybetmeye başlamışken,CHP NİN BAŞINA güven veren ,imajı ve karakteri sağlam bir adamı koysalar,Atatürk 'ün kurduğu chp yi yine layık olduğu düzeye çıkarsalar,eminim ki peşlerinden giden çok olur.
Hayır yani Baykalı sevmediğimden değil.Şahıs olarak tanımam bile kendisini.Ama Baykal la CHP olmuyor Olamıyor.Ya da ancak bu kadar oluyor.Aç artık chp nin önünü kardeşim düş yakasından
CHP benim için hep bir yürek sızısı...Atatürk ün kurduğu parti olduğu içinbu günki konumuna tahammül edemiyorum.Antikacı ruhumdan kaynaklanıyor bu herhaldei, eskiler değer yitirsin istemiyorum.Birde o kadar çok seviyorum ki türkiye'yi ve türk olmayı layık olduğumuz gibi yaşayalım istiyorum.
Bir tarafta sokaklarda aç ölen insanlar,faşist katliamlarda can veren insanlar,parçalanan bebek cesetleri.....Diğer yanda ihalelerde savurganca harcanan paralar.Bir belediyenin yollarını yapmamak ne kadar yanlışsa ,1 liraya yapılacak yolu 10 liraya yapmakta o kadar yanlıştır...

Sanırım gene dağıttım.Siyaset benim harcım değil.Kirli ve ikiyüzlü ilişkilerden uzak basit bir insancağızım ben.

26 Mart 2009 Perşembe

türkiye sınırları içerisinde yaşıyorsanız İMDAT DİYE BAĞIRIN HAYATINIZ TEHLİKEDE


112 görevlisi : 112.
İsmail Güneş (İ.G): Ben İHA Muhabiri İsmail Güneş, helikopter ile düştük.
112 : Nerede? Neredesiniz?
İ.G : Bilmiyorum nerede olduğumuzu. BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu ile birlikteydik.
112 : Neredesiniz?
İ.G : Hatırlamıyorum.
Helikopteri kullanan pilot Kaya İstektepi
112 : Etrafınıza bakın, ne görüyorsunuz?
İ.G : Her taraf kar, sis. Her taraf sis.
112 : Helikopteri nereden kiraladınız?
İ.G: Bacağım kırık olduğu için konuşamıyorum. Erhan ağabey nereden çıkış yapmıştık. Çağlayancerit orada bir yerde düştük. Hangi yere
düştüğümüzü hatırlamıyoruz, her taraf sis, göremiyorum. ... 35 00 benim numaram.
112 görevlisi: Telefonu kapatmayalım, yerinizi tespit etmeye çalışıyoruz.
İ.G : Kahramanmaraş'ın dağlarından, her taraf sis. göremiyorum.
112 görevlisi: Parti merkezinden kiminle görüşebiliriz, sizinle ilgili?
İ.G : Bilmiyorum, şarjım bitmek üzere. Alo. Biz nereye gidiyorduk? Yozgat tarafında bir yere gidiyorduk hanımefendi.
112 görevlisi: Kapatmayın yerinizi tespit etmeye çalışıyorlar.
İ.G : Erhan ağabey, nereden geldik, nereye gidiyoruz. Şu an Çağlayancerit'ten gelip, nereye gidiyoruz. Yozgat-Yerköy mü? Çağlayancerit'ten, Yozgat-Yerköy'e gidiyoruz. Burası çok soğuk.
Alo. Yer tespit edemiyor musunuz?
112 görevlisi: Siz kapatmayın beyefendi telefonu.İ
.G : Hanımefendi şarjım bitecek.1
112 görevlisi : Alo, Alo. İyi misiniz?
İ.G : Kötüyüm, ayağım kırık.
112 görevlisi: Şu anda siz helikopteri görebiliyor musun?
İ.G : Şu anda helikopterin içindeyim.
112 görevlisi: Alo. diğer beş kişi yanınızda değil mi şu anda? Size cevap verebiliyorlar mı?
İ.G : Diğerlerinden ses yok. Erhan ağabey, Erhan ağabey de ıhlayarak cevap veriyor. Alo, hanımefendi, yerimizi tespit edemediniz mi?
112 görevlisi: Şu anda emniyet bulmaya çalışıyor, sakin olun.
İ.G: Erhan ağabey, ıhlıyor sadece. Bende üşümeye başladım. Ben sakin olmaya çalışıyorum.
112 görevlisi: Sakin olmaya çalışın, tespit etmeye gayret ediyorlar.
İ.G: Muhsin Bey'i göremiyorum.112 görevlisi: Aynı helikopter ile mi havalandınız?
İ.G: Evet. Ayağım çok kötü kırıldı. Ölende var herhalde. Bu arkadaş kim ya.
112 görevlisi: Ayağı kırık, yerinden kımıldayamıyorum. Emniyetle görüşüyorum.
İ.G: Alo, hanımefendi.
112 görevlisi: Açık kalsın telefon.
İ.G: Şarjım bitmek üzere. Benim numaramı görebiliyor musun?
112 görevlisi: Kapatmayalım, ulaşıyorlar, kapatmayalım numarayı. Sizin nereye gittiğinizi anladık. Yozgat-Yerköy'e gidiyoruz dediniz.
İ.G: Alo. Sakin olalım da şu anda donuyoruz burada, ayağım da kırık.
112 görevlisi: Kapatmayın, bir saniye.
İ.G: Alo. Erhan ağabey, Erhan ağabey. Sen kalkabiliyor musun yerinden? Hanımefendi.
112 görevlisi: Şarjınız bitinceye kadar açık kalsın, aramaya devam ediyorlar çünkü. Kapatmayın alo.
İ.G: Alo. Ayağım kırıldı.
112 görevlisi: Başka yerinizde kanama var mı?
İ.G: Gözükmüyor.
112 görevlisi: Kravatınız var mı? İp gibi kravat gibi bir şeye elinizi uzatabilir misiniz?
İ.G: Kravat yok. Şu anda gözükmüyor.
112 görevlisi: Polis ekipleri yerinizi bulmaya çalışıyor. Siz moralinizi yüksek tutun. Zaten sizin
yerinizi tespit edecekler. Edemediler daha. Tespit etmeye devam ediyor.
İ.G: Herkes öldü herhalde.
112 görevlisi: Kanamadan dolayı sessiz kalmış olabilirler, endişe etmeyin, sizi kurtaracaklar.
İ.G: Erhan ağabey, Erhan ağabey. Kırık ayağımın altında, kaval kemiğinde. Kanama değil, kırıldı ya.
112 görevlisi: Alo, beyefendi. Şu anda bacağınızın durumu nasıl?
İ.G: Ağrıyor. Alo. Yeri tespit edemediniz mi? Donmaya başladım, üşümeye başladım. Üşüyorum. Tipi var. Helikopterin içine girdim. (İnleme sesleri) Buradakiler öldü herhalde ya. Erhan ağabey, Erhan ağabey. Yok. Kimseden ses gelmiyor, gelmiyor. Eyvah çok kötü.
112 görevlisi: Ayağınız sıkıştı mı?
İ.G: Evet. (inlemeler) Tespit edemediler mi ya. (inleme) Ayağımı oynatamıyorum.
112 görevlisi: Emniyet yerinizi tespit etmeye çalışıyor.
İ.G: Erhan ağabey. Ağabey bir kendine gelmeye çalış. Bak ben kendime gelmeye çalışıyorum. Yatıyor ıhlıyor.
112 görevlisi: Başka kimseden ses gelmiyor mu?
İ.G: Yok, yok. Çok kötü ayağım kırıldı. (İnleme) Hanımefendi hala bulamadınız mı yerimizi?
Burada donacağız, diğer insanlar öldü herhalde. (İnleme sesleri) Ayağımı oynatamıyorum. Çok pis kırıldı ayağım. Yerimizi ne zaman tespit edeceksiniz hanımefendi.

Bu ne biliyormusunuz düşen helikopterden sağ kurtulan vatandaşla 112 servisinin konuşması.
Çok yakın bir tarihte Bursa da ölen gencecik Ulaş'ı hatırladım ve acizliğimizi....
Telefondan en fazla bir kaç dakikada yer tespiti yapılabileceğini açıklamıştı o sektörden biri.
İzlediyseniz hatırlarsınız SADE VATANDAŞ ta yayınlanmıştı.
Neden hala yerlerini tespit edemiyorlar.Bir çok insan bizim can ve mal kaybımızı engellemek adına çalışıyor ve bizim vergilerimizle maaş alıyorlar.Lütfen herkes it dalaşını bırakıp görevini yapsın.Arada insanlar ölüyor.Olan hayatlarımıza oluyor.Ölümler belki sizin için bir rakam.
Tuncelide 15 şehit
Uludağda 1 ölü........
Ama aileler için onlar evlat
çocukları için baba ,anne
sevgilileri için sevgili
ve kolaymıdır haksız bir ölümle bir evladı,anneyi,sevgiliyi kaybetmek.Hala bizden oy isteyenler ÖNCE SEÇMENLERİNİZİN CAN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAYIN.